Her yerleşim eşit sıklıkta görülmez. 210.384 harita (1930–2025) tek tek hesaplandı, 451 maddelik katalogdaki her özelliğin kaç haritada gerçekleştiği sayıldı. Tarihini gir; senin yerleşimlerinin kaç kişide bir görüldüğünü söyleyelim.
Girdi: tarih, isteğe bağlı saat ve yer. Çıktı: her yerleşiminin yüzdesi ve kaç kişide bir görüldüğü, en seyrek olan üstte.
Örneklem: yükleniyor… Bunlar doğum kaydı değil, gökyüzünden düzgün örneklenmiş anlardır — yani bu bir nüfus istatistiği değil, gökyüzünün kendi dağılımıdır.
Sayım yöntemi yükleniyor… Yüzdeler bir tahmin ya da hazır tablo değil, bu örneklemde ölçülen sayımdır. Hesap astronomy-engine tabanlı tarayıcı içi motorla yapılır; ev başlangıçları ve açısal noktalar Swiss Ephemeris çıktısına karşı test edildi.
Yükselen ve MC için İstanbul enlemi kullanıldı. Yükselen dağılımı enleme göre değişir: burçlar ufuktan eşit sürede doğmaz. Türkiye'de Akrep yükselen, Balık yükselenin iki katından fazla görülür — bu astrolojik değil, coğrafi bir sonuçtur.
Dış gezegenler ayrı gösterilir. Plüton bir burçta yirmi yıl kalabilir; o yerleşim seni değil, kuşağını anlatır. Nadir çıkması kişisel bir özellik sayılmaz.
Nadir olmak "daha iyi" ya da "daha güçlü" demek değildir. Sıklık bir olgudur; yorum değildir.
Sorbi'de iki ayrı sayım var, çünkü bir iddia hangi örneklemde ölçüldüyse o örneklemle yayımlanır. Tek tek yerleşimler ve harita özellikleri … üzerinde sayılır. Güneş–Ay–Yükselen üçlüsü 1.728 kutuya dağıldığı için çok daha yoğun bir örneklem ister: o sayı … üzerinden verilir ve Seni Tanıyorum ile sabit yıldız sayımı da aynı örneklemi kullanır. Örneklemler farklı olduğu için aynı yerleşimin oranı iki araçta birkaç onda bir puan farklı çıkabilir. Yöntemler Sayım serisinde açık.
Her doğum haritası "özel"dir ama bazı yerleşimler istatistiksel olarak gerçekten daha az görülür. Sorbi'nin nadirlik aracı, gezegen-burç ve gezegen-ev kombinasyonlarının geniş bir örneklem içinde ne sıklıkta tekrarlandığını sayar ve senin yerleşimini bu dağılımın neresine düştüğünü gösterir.
Bu bir kişilik testi değil, bir sayım aracıdır: yorum eklemeden yalnızca "kaç kişiden birinde" sorusuna sayısal bir cevap verir. Sonuç, doğum tarihin ve saatin girildiği anda tarayıcında hesaplanır.
Sonuçlarda aynı bilgiyi iki biçimde görürsün: yüzde ve "kaç kişide bir". İkisi arasındaki çeviri basittir, yüzü yüzdeye bölersin. Yüzde 5 görülen bir yerleşim yirmi kişide bir, yüzde 0,5 görülen bir yerleşim iki yüz kişide birdir. Yüzde 25 ise dört kişide bir demektir, yani bir sınıfta birkaç kişide rastlanabilecek bir durum.
Bu çeviri sezgiyi düzeltir. "Yüzde 3" kulağa küçük gelir, ama otuz üç kişide bir demektir ve kalabalık bir düğünde birkaç kişide bulunur. Gerçekten seyrek dediğimiz şey çoğu zaman tek bir yerleşim değil, birkaç yerleşimin bir araya gelmesidir.
Gezegenlerin hareketi düzgün değildir ve bu farklar sayımda doğrudan görünür:
Sonuçlarda yüzde 0 görünen bir madde varsa bu, o bileşimin gökyüzünde fiziksel olarak oluşamadığını anlatır. Güneş ile Venüs arasında 47 dereceden büyük bir mesafe hiç görülmediği için böyle bir yerleşim sayımda sıfır çıkar.
Güneş, Ay ve yükselen on ikişer seçenekten oluşur ve birlikte 1.728 olası üçlü verir. Hepsi eşit sıklıkta olsaydı her üçlü 1.728 kişide bir görülürdü. Gerçekte öyle değildir. Yükselenin eşitsiz dağılımı ve Güneş ile Ay'ın evre ilişkisi bazı üçlüleri daha sık, bazılarını daha seyrek yapar. Bu yüzden tek tek sıradan görünen üç yerleşim, birlikte bakıldığında çok daha az görülen bir bileşim oluşturabilir. Üçlünün sana özel okumasını Seni Tanıyorum sayfasında görebilirsin.
Harita özellikleri için de aynı mantık geçerlidir. Üç gezegenin aynı burçta toplanması sanıldığından yaygındır, ama sayı dörde ve beşe çıktıkça hızla seyrekleşir. Bu eşiğin nerede başladığını stellium sayımında görebilirsin.
Nadirlik bir değer ölçüsü değil, bir merak penceresidir. İşine yarayabileceği bir yer var: haritanda seyrek bir yerleşim varsa, o yerleşim hakkında okuduğun genellemelerin daha az gözleme dayandığını bilirsin. Sık görülen bir yerleşim ise sana özgü değil, birçok insanla paylaştığın bir zemindir. İkisi de seni tek başına tanımlamaz.
Yükselen, MC ve ev yerleşimleri saate bağlıdır. Saat yokken bu maddeler sayılmaz, gezegenlerin burçları ve aralarındaki açılar ise yine sayılır.
Gezegen burçları ve açılar için evet, çünkü bunlar konumdan bağımsızdır. Yükselen ve MC dağılımı İstanbul enlemi için sayıldığı için çok farklı bir enlemde doğduysan bu iki madde yaklaşık kalır.
Gezegenlerin burçları büyük olasılıkla aynıdır. Ama yükselen, MC ve evler saate bağlı olduğu için farklı saatlerde doğan iki kişinin bu maddeleri ayrışır. Ay da günde 12 ile 15 derece ilerlediği için açıları ve bazen burcu değişebilir.
Girdi üç parça: doğum tarihi, doğum saati ve doğum yeri. Saat isteğe bağlıdır. Saat girersen yükselen, MC ve ev yerleşimleri de sayılır. Girmezsen bu maddeler atlanır ama gezegenlerin burçları ve aralarındaki açılar yine hesaplanır. Yer bilgisi yalnız saatle birlikte anlam kazanır, çünkü yükselen enleme bağlıdır.
Çıktı bir listedir. Her satırda bir yerleşim, yüzde olarak sıklığı ve aynı sayının kaç kişide bir biçiminde çevirisi yer alır. En seyrek yerleşimler üstte görünür.
Nadirlik bir kişilik yorumu değildir ve bir yerleşimin seyrek olması onu daha iyi ya da daha zor yapmaz. Araç yalnız sıklığı sayar, anlamını söylemez. Ayrıca örneklem gökyüzünden alınmış anlardan oluşur, gerçek doğum kayıtlarından değil. Bu yüzden sonucu Türkiye'de yaşayan insanların dağılımı gibi okumamak gerekir. Sayıların arkasındaki yöntem yukarıda açık, iki ayrı örneklem olduğunu ve neden farklı çıkabildiğini orada görebilirsin.